Cuba, mi amor!

Sevgili Günlük,

Nerede kalmıştık? Küba diyordun en son bilmem kaç ay önce hemen yazıcam filan :/ Ayyh ivit Küba, canımın içi, ay balam Küba <3 hee. Ya tamam be, anlatıyorum. Bunun üzerine de bi ay geçer artık. Anlatıyorum dedim ya işte.

Küba cennet mi? kimine göre, cehennem mi? duruma göre. 30 gün adayı, ülkeyi, insanını tanımak için imkansız ama verilen süre bu kadar (uzatmak çok kolay ancak dönüş biletini baştan karar verip bir aylık almak ise benim salaklığım)

Havasından mı suyundan mı bilemeyeceğim ama şurup gibi bir şey Küba; içerken çok şekerli dedirten ama içtikçe de içesi gelinen bir şurup.

Şimdi bir takım parasal ve mühim mevzuları yazayım unutmadan

  1. İki para birimi var birincisi turist parası CUC yani başka bir paraya çevrilebilir peso. Değeri 1 CUC = 1 USD
  2. Diğer para birimi CUP veya MN (Moneda National) yani ulusal para. başka bir paraya çerilmiyor, ulaşması kolay harcaması da sorun değil. Değeri ise 1 MN = 0.04 USD ya da        1 USD = 25 MN
  3. Müze ve benzeri binaları gezerken hep bir yok deve nebçim kazıklıyorlar diye hissetmeniz normal (misal kübalıya 5 MN olan sana 5 USD) ama tavsiyem bi sakinleşmeniz. Derin nefes almanız ve bu fiyat ikilemi yokmuş gibi bütçenizi bir yoklayın. Çünkü bu fiyat ikilemi aslında hemen her yerde bazen ikilem de yok bariz pahalı. Yani demem o ki bazı şeylerden vazgeçmek ya da bazı yerlere girmek için ödediğiniz bedeli diğer ülkeler ile özellikle en yakındaki Meksika, Belize ve Guatemala ile yapınca adamlar ne kadar kazıklasa da aslında diğer ülkelerin yanında fiyatlar gayet makul kalıyor.
  4. Avrupanın ufak bir yerleşkesinden ilk kez yurduma gelen tomicik, peynir beyazı (hanım gel ırkçılığa başladı yine bu) hanım kızımızla hemen hemen aynı hissiyatı yaşadım. Hanımlar sakin! Kübalı erkeklerin hepsi ilah değil ama yakışıklı çok (misal kahve hazırlayan beyefendi). Bir de kapıdan çıkar çıkmaz başlayan iltifat yağmuru, evlilik teklifleri vs. yani demem o ki “14 yaşında Essexli Laura 19 yaşında Antalyalı Cemil’e vardı” haberlerini sorgulamıyorum. İnsan bi bu kadar iltifata kendini Zeyna, Şahmerdan filan sanabiliyor. Bol bol su için annem ;)
  5. Küba’da hırsızlık var mı? Var. Ama yan kesicilik tarzında öyle gelip biri sana bıçak veya siha çekecek türden değil. Bir de sadece Havana’da böyle bir olaya şahit oldum. Onun harici aman bisiklete dikkat et aman şuna buna dikkat et çift kilit vs olayında hiç sorun yaşamadım. Her seferinde bisikleti kilitlesem altıma işemem içten değil dolayısıyla benzinci de filan bura nasıl iyi mi diye sorup bisikleti emanet edip tuvalete girdim. O kadar yükle zaten alıp kaçanın aklından zoru vardır. Tabii akşamları sokakta filan bırakmadım.
  6. Kamp konusu kolay çünkü turistik alanın dışında Küba gayet güvenli öyle asker polis zoru da değil kimsenin seninle bi derdi yok insanların gözüne bakınca şiddet de görmüyorsun. Ancak kalınacak yerler biraz pahalı 20 USD oda fiyatı ve hostel ancak Havana’da buldum ve kaldım. Genelde odalar çift kişilik özel banyolu tuvaletli ve hatta sana özel girişli.
  7. Internet inanılmaz pahalı saati 4 CUC/USD ama hepsini hemen kullanmazsan uzun süre idare edebiliyosun. Etecsa işte bizdeki telekom gibi önünde uzuun kuyruklar oluyor. kimi internet için kimi başka şey için. Ha bu arada öğrencilere serbest üniversitelerde internetler var. Bir şekil bilgisayarlarında da e-posta vs için kullanıyorlar ama nasıl onu tam çözemedim. Bir ay internet kullanmamak aslında iyi bile oldu.
  8. Yemek ucuz hatta upucuz söyle aklımda kaldığı kadarıyla fiyatları yazayım
  • batido de frutas (meyveli smoothie) 3 – 5 MN
  • meyve suyu 2 – 3 MN
  • pan con tortilla  (tavada kızarmış yumurtalı minik sandviç) 3 – 5 MN
  • sokak pizzası sadece peynir ve domates soslu 10 – 15 MN
  • dondurma 5 – 7 MN
  • arroz morron (siyah fasulyeli pilav) 8 – 10 MN
  • etli yemekler ise 20 MN baslayıp 70 MN’ye kadar çıkabiliyor

OLYMPUS DIGITAL CAMERAKüba’dan ilk fotoğraf tabii ki kahve! aslında bildiğimiz italyan espressosu olsa da Küba kahvesi. Sokakta evinin camında satan teyzeden alırsan bal gibi şekerli, kahvecide içersen sade, fiyatıysa her yerde aynı 1 MN OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERASan Cristobal’den pek yakın dostum Violeta’nın arkadaşı Juan Antonio, “selam Küba’ya vardım müsaitsen bi kahve içelim” deyince Havana’nın dışında oturmasına rağmen üşenmeyip kalktı geldi. Beraber mini bir Havana turu yaptık.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERAHavana’da merkezde oldukça uygun fiyatlı bir hostelde kaldım günlük 7 USD. İlk günün sersemliği ile pek bir şey yapamadım. İkinci gün bisikleti kutusundan çıkarıp bir güzel birleştirdim ki neredeyse tüm günümü aldı. İöyle bir keşif turu atayım da her bir vidası iyi oturmuş mu, ayarı kaçan bir yeri var mı anlamak için saldım kendimi dışarı. Jose Marti bulvarına girmeden yakışıklı bir polis yolda durdurdu. İşte nereden geliyosun nereye gidiyosun derken pasaport sordu. Hayırdır ne pasaportu üzerimde para bile yok dedim. Yanında taşıman lazım yoksa ceza alırsın filandan klasik çaya kahveye davete nereden hangi hızla geçtik bilmiyorum. Tabii ki kahve içmedik u__u (salak) (ya bi sus sen de!)

Burası ve hemen aşağıdaki fotoğraf polislerden hemen sonra girdiğim bulvarın sağında

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERAJose Marti bulvarı, hemen herkesin prado dediği upuzun bir yol park karışımı, sonunda da aslan heykelleri var. Pazar günü bütün ressamlar işleriyle sıra sıra yolu doldurmuştu. Kimi yeni bir şeylerin üzerinde çalışırken kimisi de çocuklara resim dersi veriyordu. Bir de en şaşırdığım şey hepsinin CV’sinin işlerinin yanında asılı olmasıydı.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERAGüzel Sanatlar Müzesi

En üzücü kısım ise maalesef ben ziyaret ettiğim sırada (Haziran-Temmuz 2014) hemen her ünlü ve yakışıklı binanın restore ediliyor olmasıydı. Tiyatrosundanö devlet dairesine, kilisesinden duvarına :/

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERAFloridita, Hemingway’in içip içip sarhoş olduğu meşhur barlardan birisi – daiquirisi meşhur efenim, en son rom içtiğimde uuu beybi neler neler olmuştu ondan sebep uzak durdum.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERABurası da meşhur tarihi bir eczane, eskiden ilaçların leblebi çekirdek gibi hazır rafta beklemediği zamanlardan kalma. Raflardaki porselen kavanozlarda çeşitli kimyasallar korunurmuş, ortadaki camekanda da çeşitli ilaç karışımlarının el yazısı ile yazıldığı defter.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAMeşhur malekona yani sahil yoluna inen yol

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERAVe Havana’da gün batımı akşam yürüyüşü

OLYMPUS DIGITAL CAMERAHavana’dan çıkması epey zor oldu. Malekon’u takip eden uzun yolu seçmem ve nehrin karşı kıyısına geçeceğim bota bıçak ve benzinden dolayı binememem ve tabii bisikletlileri düşünen Havana Belediyesinin ciclobüslerinin hafta sonu çalışmaması (yani bisiklet otobüsü sadece bisikletliler için gerçekten var ama Havana Belediyesi şaka tabii) derken şehirden çıkmam sanırım iki saatimi aldı.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAKüba’da şehirlerarası seyahat için iki seçenek var, otostop ve zengin turistlere hizmet veren otobüsler. Sıcaklardan baynim az pişer gibi olunca otobüs durağına benzeyen bu yere park edip beton banka uzandım. Ortadaki şapkalı kadın otostopçuların listesini tutup onları sıraya ve gidecekleri yere göre boş yeri olan devlet araçlarına bindiriyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAÖnümde yığılan bulutlar ve gittikçe flulaşan ve kahbolan ufuktan yağmur koridorunu anlamalıydım ama cahillik işte yağmurun gözüne sürdüm bisikleti geç de olsa duruma ayıp hemen geri döndüm ama her şey içinçok geçti :(

OLYMPUS DIGITAL CAMERAKöprü altına sığındım sığınmasına ama rüzgarın da şiddetiyle biriken sulardan ıslanmaya devam ettim. Arada pantolonu değiştirip montu filan çıkardım, yağmur azalınca da yola devam. İlerde bir mola yeri olduğundan hedefim oraya varmaktı. Her yerımden sular damlaya damlaya vardım. Bıraz silinip botları fılan çıkarınca, yandaki çimenliğe kamp kurmak için izin istedim. “Yok oraya kurma gel bizim arka bahçeye kur kapıyı da kilitlrdik mi sıkıntın olmaz” dediler. Sabah iyice uyuyup dinlendim çadırın ve eşyalarımın kurumasını bekledim. Uzun kahvaltı edip saat sanırım 8:00 gibi yola koyuldum.

Havana’dan çıktığım ilk günden beri otobanı takip ederek Cienfuegos’a ulaşacaktım sonrasını da tam planlamamıştım ama gidebildiğim kadar uzağa gidip sonra da başka yoldan dönmek vardı. Bu sabah sürerim öğlene dinlenirim pek işe yaramıyordu çünkü genelde öğleden sonra 2:00 veya 3:00 gibi yağmur yağmaya başlıyordu.

İkinci gün varmam gereken nokta Jaguey Grande olmasına rağmen yaklaşık 10 km gerideydim ve yine yağmur bulutları önümde birikmeye başlamıştı. Aşağıdaki gerzobaşkanların olduğu ve MN ile çalışan El Gallo isimli lokantada mola verdim. Garson kadınla muhabbet ederken yolda kamp kurduğumu şimdi de müsait bir benzinci veya lokanta bahçesi aradığımı söyleyince iki arada bi derede patronuna iletmiş. Patron da kabul etmiş, bahçeye kamp kurabileceğimi öğrenince hemen yemek ısmarladım. Yemek pişirmekten inanın daha ucuz bir dolardan biraz daha aza hem karnımı doyurdum hem kahvemi içtim. Hatta taze meyve suyu diye tutturunca kadın var ama müsteriye değil kendime yaptım dedi olsun sen ver ben o mango suyunu içerim deyince de utana sıkıla getirdi. Kadına da kalsın diye ancak iki bardak içtim ama kendimi tutmasam sürahiyi gömerdim.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAğ OLYMPUS DIGITAL CAMERABu arada çadırı kurar kurmaz akşam 6 gibi yağmur başladı. Önceden kurmasa mıydım dedirtecek kadar çok yağınca  epey endişelendim. San Cristobal’de iken çadırdaki küf kokusu gitsin diye sirke ile yıkamıştım ve artık çadırım suya o kadar da dayanıklı değildi. Eşyaların altını yokladım ağır olan çantaları şişme matın üzerine yığdım bir elimde tek pamuklu tişörtüm bir elimde polar köşelerden giren suyu temizlemekle uğraştım. Şükür öyle şar şar su almıyor ama altı ıslanınca direk içerisi de ıslanan bir çadira dönüşmesi üzücü.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERAAkşam akşam çadırın kapısında biri belirdi. İlk Kübalı hayranım. Tam yüzünü hatırlayamıyorum yağmur ve tabii ki sivrisinekler yüzünden çadırın iç kapısını çok açık bırakamadım. Kendisi art niyeti olmadığını defalarca belirtip, cesaretim için beni tebrik etti yetmezmiş gibi bir de çiçek toplayıp getirdi. Ölmesinler diye iç tentenin dışına iliştirdim.

Tam dalacağım yine kapımda birisi, bu sefer de garson genç elinde mango suyu dolu sürahiyle gelmiş. Koca bir bardak mango suyunu içipö teşekkür ettim.

Akşam kapalı olan goncalar sabah ışığıyla açınca, tüm gün görmek için gidon çantasıyla gidon arasına yerleştirdim. Hedefim ABD’ye kaçan Kübalıların ABD desteğiyle çıkarma yaptığı Playa Giron’a pedallamaktı. Her ne kadar çiçekler bana güç verse de Playa Larga’da takıldım. Ama neden bir sor, pizza yemek için aranırken vakit geçince ilk kez bir casa particular’da geceyi geçirdim.OLYMPUS DIGITAL CAMERAOLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERAKüba’da yetiştirilip Meksika’ya ihracatı yapılan balıklar, manjuari

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Balık çiftliğinin bahçıvanı beni çiftlikte gezdirip bir de üzerine ağaçtan taptazecik hindistan cevizi inidrdi. Önce suyunu indirdim mideye sonra da etli kısmını :)

OLYMPUS DIGITAL CAMERABalık çiftliğinden sonra ikinic durağım ise timsah çiftliği ve koruma merkeziydi. Korumanın yanı sıra meraklısına ve parası olana timsah eti de sunuyorlardı. OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERAÇözüm aramak isteyenler, gerekçe aramazlar (daha iyi çevirisi varsa beri gelin)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Şu tabeladan yerli ve yabancı fiyat farkını görebilirsiniz :) Kübalılara 0.38 cent yabancılara ise 5 dolar veya hepsini MN biriminden bakarsak Kübalılara 10 MN yabancılara 130 MN

OLYMPUS DIGITAL CAMERAPlaya Larga’da kaldığım casa particularda kendime akşam yemeği pişirirken neredeyse tüm ev halkı benim benzinli ocağın etrafına doluştu. Yemekten sonra az sahile ineyim, az yürüyeyim dedim demez olaydım. Ne kadar sivrisinek varsa kıyafetlerimin bile üzerinden ısırdılar, 10 dakika duramadım ve kaldığım eve geri döndüm.

OLYMPUS DIGITAL CAMERABunun gibi bir sürü insandan uzak, el değmemiş koylar var, bisiklet hararet yapınca hoop okyanusa :)

OLYMPUS DIGITAL CAMERABiraz karışık bir foto ama bisikletle atı ahıra götüren de görmüş oldu bu gözler.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAPlaya Girondaki Müze, devrimi anlamak için uğramakta fayda var.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAÇıkarma yapılan Domuzlar Körfezine dev bir duvar çekilmiş akıllı olup bir daha denemesinler diye, az biraz manzarayı bozsa da balık tutmak için güzel duvar olmuş.

Playa Larga’da neden bilmem ilk kez otobüse bindim ve Cienfuegos’a otobüsle vardım. Otogarda annemin evi buraya çok yakın ne olur ne olur diyen arkadaşı da kıramadım epey indirim yapınca madem yakın bakayım dedim. Ev sahipleri gayet sevimli insanlar olunca ve bisikleti odaya almak problem olmayınca da kaldım. Ev sahibim sağ olsun bana gideceğim şehirlerde yine aynı fiyata iki hostel daha ayarladı.

OLYMPUS DIGITAL CAMERACienfuegos’taki odam

OLYMPUS DIGITAL CAMERACienfuegos sokakları

OLYMPUS DIGITAL CAMERAHer bakımını kendilerinin yaptığı hatta ana kadroyu bile kendş dizayn ettikleri bicitaxiler

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERAArka planda salsa yapan kadınlar ön planda yalınayak oynanan sokak futbolu, internetlerin pahalı olmasının en güzel sonuçlarından sadece bir ikisi :)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERAMeşhur 10 MN yani 0.38 centlik Küba pizzası

OLYMPUS DIGITAL CAMERABurası da çeşitli taze meyvesuyu ve atıştırmalık alabileceğiniz bir dükkan

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERASabahın ilk ışıklarıyla Cienfuegos’tan ayrılıp Santa Clara’ya doğru yola çıktım.

OLYMPUS DIGITAL CAMERABu da elektrik telleri sayesinde saçmasapan bir foto oldu ama renkler ve ışık o kadar güzelki, paylaşmadan edemedim.

Küba’da olmak inanılmaz keyifliydi. Ancak tembel bir insan olduğumdan zamanında yazamadığım için yazması da bir o kadar zor bir süreçten geçiyorum. Gelip en azından fotoğraflara bakmanız bile yeter. En kısa zamanda Küba’nın geri kalanını da yazıp Orta Amerika ülkelerine geçeceğim. Fiziken geçtim şu an Nikaragua’dayım ancak yazıları bir türlü gerçek hayatla aynı hizaya sokamadım. Bu kadar yakınmadan sonra ben gideyim, görüşürüz.

Advertisements
This entry was posted in bisiklet, gezmecilik and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

6 Responses to Cuba, mi amor!

  1. kaan ceyhan says:

    Ilk basta kuba pizzasini yazinca kafamda guzel bisey canlanmamisti ama fotoğrafı gorunce fiyatina gore guzel oldugunu dusundum. Bir de kubaliya ayri, yabanciya ayri fiyat vermeseler gidip 3-4 ay kalmayi dusunurdum. Hakli adamlar. Burada gunluk harcama tutari ile 1 ay gecinirsin O.O cadir kotu olmus, ona bir cozum bulmak lazim, goratex kremleri gibi cadir kremi de var midir acaba?

    • nuzerel says:

      elleh yorum (el ayak titremesi) bir tek kalacak yere care bulmak lazim onun disinda dedigim gibi yemek masrafi olsunda gunde 4 dolar olsun, pisirsen bundan daha ucuza getirtemezsin oyle diyeyim yemek de bisikletci yemegi yani cucuk kadar yemedim her sey koca tabaklarda filan :) tek sorun abi et yemiyorum deyince cok uzuluyorlar ve seni anlamiyorlar.

      cadira surulen krem yada sprey gibi bi sey var da buralarda bulmak sikinti belki panama’da bulabilirim, kismet. bedava cadir veren oldu ama cok buyuk oldugu icin alamadim pismanim uhuhu

      pizza superli bu arada buyuk sehirde daha bi cesitlisini bulabiliyorsun jambon, ananas, sogan, sebze (biber ve domates sadece)

      uzun zaman sonra ilk yorum sahibi olarak gozlerinden operim, az sonra pedal doner

  2. Didem says:

    Harika bir gezi olmasını dilerim :)

  3. Sevinç Aksüt says:

    Elif’cim seni izlemeye çalışıyorum.
    Küba’yı senden çok farklı bir anlatımla okudum. Ne kadar sade ve olduğu gibi yazmışsın.
    Klasik söylemler vardır ya …Hindistan iğrenç pistir,Küba da zavallı fakirdir.Küba gerçekten aşkmış gibi hissettirdin :))) Özellikle de güvenli bir yer olmasına ayrıca sevindim.
    Fotoğraflar harika …purodan ve sokak çalgıcılarından -şarkıcılarından söz etmemişsin ..hiç rastlamadın mı ,ilgini mi çekmedi bilemedim ama ben merak ettim :))
    Nikaragua’yı da merakla bekliyorum.
    Yazılarınla pedallamanı da senkronize hale getirsen süper olacak.
    Neşeli sürüşler…
    Sevgi ve selam

    • nuzerel says:

      Sevinc cok sagol. Kuba’yi asiri romantize etmemek lazim her ulke gibi eksisi yok mu var. Ama artilari da var. Kuba’nin en buyuk sorunu kaynak kullaniminin duzgun olmamasi yoksa karayiplerin en birinci ulkesi olurdu. Maalesef gereksiz ambargoda isin tuzu biberi.
      Kuba sadece puro ve sokak calgicilarindan ibaret degil. 20 senelik bir tiryaki olarak hem sigaranin her turunden uzak durmak zorundayim, hem de bu tarz turistik aktiviteler bana gore asiri pahali. Sokak calgicisi dersen oyle her yerde rastlanan bir durum degildi. Bir tek Trinidad sehrinde festivale denk geldigim icin sokak calgicilarina rastladim. Ayrica Kuba’yi anlamak/tanimak icin bir ay kesinlikle yeterli degil.

      Sorma ben de gunlugu guncel hale getirmek icin mola verdim uzerine dengue virusu, kulak enfeksiyonu vs hastaliklardan ancak kafami kaldirip yazacagim. Ayrica yakinda blogu yeni adresinde ziyaret edeceksiniz :) sevgiler

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s